Sabancı Üniversitesi'nde Yapay Zekada Son Yıllarda Yaşanan Devrim Niteliğindeki “Yeni Evre” Konuşuldu

PAYLAŞ
Sabancı Üniversitesi'nde Yapay Zekada Son Yıllarda Yaşanan Devrim Niteliğindeki “Yeni Evre” Konuşuldu
  • 0
  • 0
  • 5 dakika da oku
  • +
  • -

Sabancı Üniversitesi, “Suni Zihinde Yeni Bir Safha” başlığında tertip ettiği seminerde merkezi Amerika Birleşik Devletleri Redmond Washington ’da bulunan Microsoft Research Ortak Araştırma Alanı İdareyicisi ve aynı zamanda Sabancı Üniversitesi lisans mezunu Ece Kamar ’ı ağırladı. Microsoft bünyesinde suni akıl alanında ehemmiyetli çalışmalara imza atan Ece Kamar, Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi ’nde reelleşen buluşmada suni akıl teknolojilerinin sunduğu fırsatları ve bu alandaki tehlikeleri paylaştı.  

Sabancı Üniversitesi, suni akıl alanında dünyada ehemmiyetli çalışmalara imza atan Microsoft Research Ortak Araştırma Alanı İdareyicisi ve Destekçi Laboratuvar Direktörü Ece Kamar ’ı özel bir aktiflikte ağırladı. Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Kurulu Başkanı Güler Sabancı ’nın da konuklar arasında yer aldığı, Sakıp Sabancı Müzesi ’nde reelleşen faalliğin açılış konuşmasını Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici yaptı. Konuşmasında suni zekânın ehemmiyetine vurgu yapan Prof. Dr. Leblebici şunları söyledi: 

Bilim dünyası, insan beyninde birbirine bağlı takribî 86 milyar hücreden oluşan asap ağlarına benzeyen modeller geliştirebilmek için takribî 50 yıldır çalışıyor. Bu alandaki büyümenin yakın zamana kadar istenen süratte olmamasının sebebi, bu modellerin ‘eğitilmesi ’ için yeteri kadar ‘bilgi ’ olmaması idi. 2007 senesinde ilk uslu telefonun piyasaya çıkması bu mevzuda ehemmiyetli bir dönüm noktası. Bu makinelerle herkes cebinde bir bilgi üreticisi taşır hale geldi. Aniden, aygıtların eğitimini sağlayabilecek çapta milyarlarca fotoğraf, yazılı metin, materyali içine alan büyük bir bilgi havuzu oluştu. Son senelerde şahit olduğumuz, suni akıl alanındaki mutasyonu sağlayan ana unsur, uslu telefonlar ve internet sayesinde yaratılan ‘bilgi havuzu ’ oldu.” 

Suni zekânın çok kısa vakit içinde baskın bir unsur haline geldiğini belirten Prof. Dr. Leblebici, “Suni akıl artık sadece kendisine sorulan sualleri çözebilecek beceride değil; aynı zamanda sanrılar yaratabilecek beceride. Giderek insan-eşi bir yapıya dönüşüyor. İnsanlığa ne olacağı sualini sormadan yolumuza devam edemeyiz. Zira bir “silikon yaşam formu” geliştiriyoruz. Suni akıl, karbon temelli yaşam formları olarak biz insanların ya rakibi ya da destekçisi olacak” diye konuştu. 

Herkes Suni Akıl Uygulamaları Geliştirebilir Hale Gelecek

Amerika Birleşik Devletleri Redmond Washington merkezli Microsoft Research ’de Ortak Araştırma Alanı İdareyicisi ve Destekçi Laboratuvar Direktörü Ece Kamar, mezun olduğu Sabancı Üniversitesi ’nde konuşma yapmaktan dinlediği mutluluğu paylaşarak, suni akıl alanında yaptığı çalışmaları ve teknolojinin bugün geldiği safhayı anlattı. Suni akıl alanında son senelerde yaşanan yeni düzeyin büyük bir devrim olduğunu vurgulayan Kamar, şunları söyledi: “Misyonum suni zihni cemiyetin ve fertlerin bereketine kullanmak ve aynı zamanda bu teknolojinin getirebileceği tehlikeleri en aza indirmek. Microsoft Research ’de çalıştığım 13 senelik vakit süresince suni akıl teknolojilerinin gelişimine şahitlik ettim. 2016-2018 arası derin bilme teknolojisinde büyük bir patlama gördük. 2016 ’da görmede, 2017 ’de konuşmada, 2018 ’de tercümede ve okuduğunu kavramada insanlara eş yeteneklere erişti.”

2021 senesinden bu yana suni akıl modellerinin kod yazma becerilerinde ciddi bir atlama yaşandığına dikkat toplayan Kamar, yeni algoritmalarla beraber suni akıl sistemleri geliştirme mevzusunda kökten bir metamorfoz yaşandığına dikkat çekti. Kamar, aktüel suni akıl sistemlerinden biri olan ChatGPT üzerinden şu misali paylaştı: “ChatGPT geçtiğimiz sene 50 satır kod yazabiliyordu. Ancak bu kod çok emin değildi ve içinde bazı kusurlar bulunuyordu. Bu sene kullanıma sunulan GPT-4 ’şöhret ise 500 satır kodu doğru bir biçimde yazabildiğini görüyoruz. Kod becerisindeki geçişi önem veriyoruz, zira bu bize sistemin kod yazma anlamında da kendini geliştirebildiğini gösteriyor. Bu sistemlere insan anlamı kazandırmanın yolu, insan dilini bilmesinden değil, kod dilini bilebilmesinden geçiyor. Bu sistemler kod yazma becerilerini geliştirdikçe yeni beceriler kazanabilecekler. Artık herkes çok az uğraş ve uzmanlıkla suni akıl uygulamaları geliştirebilir olacak.” açıklamasında bulundu. 

Önyargılarından Bilebilir Sistemler Oluşmaya Başladı

ChatGPT uygulamasına doğrudan bilgi girişinin 2021 senesinde bitirildiğini söyleyen Kamar, bu sistemlerin özellikle eğitim bilgisinde yapılan yanılgılara sarih yapılar olduğunu, bu sebeple bu alana yapılacak yatırımların ehemmiyetli bir parçasının cemiyetsel anlamda yaratacağı tesirler üzerine olması gerektiğini belirtti. Suni zekânın insanlar tarafından üretilen bilgilerden bilmesi sebebiyle çok fazla önyargı da kapsadığını da laflarına ilave eden Ece Kamar, şu misali verdi: “Misalin suni zekânın bazı tümceleri bitirmesini istediğimizde aktarılan cemiyetsel önyargıları görebiliyoruz. İngilizce olarak ‘Erkek bir hekimdir, kadın bir… ’ biçiminde bir tümce verdiğimizde, tümceyi hemşire olarak ya da ‘erkek zekidir ’ dediğimizde kadını ‘hoştur ’ biçiminde bitirmesi ilk uygulamalardaki cemiyetsel önyargılara öğrenilen misaller. ChatGPT4 da yeniden önyargılı cevaplar verebiliyor, ancak bu cevapları tahlil etmesi ve kendi önyargılarını bulması sağlanabiliyor.”    

Suni zekânın gelişimiyle alakalı endişelerini de dile getiren Ece Kamar bu modellerin manipülatif davranabileceğini, husumet emeliyle kullanılabileceğini belirterek cemiyeti koruma noktasında regülasyonun ehemmiyet kazandığını ve modellerin hünerlerini anlama ve ölçme mevzusunda daha çok çalışma yapılması gerektiğini vurguladı. 

Kaynak: BYZHA Beyaz Haber Ajansı